| |
| ada | 19 | IÇEL | Kadın |
| 00.00.0000 |
|
bir gün okula giderken önüme bakmadan koşuyordum bir düştüm ama çok kötü herkez beni kaldırdı ama çok utandım |
  |
|
| |
| cevreci | 32 | ISTANBUL | Erkek |
| 31.03.2002 |
Mayıs Sonu 1999 idi. O zamanlar Chate çok fazla takılıyordum. Arkadaşlarım vardı sürekli görüştüklerim. Öyle laf olsun diye girmiyordum Chat odalarına. Fakat sürekli de yeni insanlarla tanışıyordum. Bir kız ile tanışmıştım görüştüm ve kızdan hoşlandım. Ondan bir süre sonra da başka bir kız ile tanıştım. Bu sonradan tanıştığım kızdan pek hoşlanmamıştım. Fikirleri hoşuma gitmiyordu. Ama bir yerden yakaladım ve ilgimi çekti. Sohbetimiz ilerledi. O ara önce tanıştığım kızla da konuşuyordum. O İstanbulun Anadolu yakasında ben de Avrupa yakasında oturuyordum. Son tanıştığım kıza ondan bahsediyordum. "Hoş kız ama çok uzak. Nasıl görüşeceğim ben onunla , gidip gelemem." diyordum. Bu ara sonradan tanıştığım kız ise 700 Km uzakta oturuyordu. Ben 40 km uzaktaki kız için nasıl görüşürüm nasıl olur derken bugün 700 Km uzakta oturan kız ile evliyim.
Kısmet işte. Bu benim için başıma gelen en güzel olay. Hala da güler dururuz bu duruma. |
  |
| hb | 37 | ISTANBUL | Kadın |
| 01.04.2002 |
|
Çocukluk yıllarımdı. Yıl 79-80. Siyah-beyaz televizyonların az az yaygınlaşmaya başlamıştı köyümde. TV'de gösterilen amerikan filimlerinde ise gösterilen TV'ler renkli olduklarını öğrendi bizim köyün uyanığı. Gün geldi "Benim de Renkli TV'im var" dedi köyün uyanığı. Herkes sabırsızlıkla TRT'nin açılma saatini bekledi ve o an geldi. Olamaz ! TV siyah beyaz.! Fakat köyün uyanığı kalktı yerinden ve "öfff ! bu siyah beyaz televizyon da hiç çekilmez" dedi ve getirdi turuncu renkli naylonu ve serdi ekrana..Alın size köyümün ilk renkli televizyonunu !!! |
  |
| hb | 37 | ISTANBUL | Kadın |
| 05.04.2002 |
Bir bilgisayar firmasında yöneticilik yapıyordum. İnsanların garip davranışları gelip beni buluyor her nedense.. Bir gün aniden kapım açıldı ve içeri giren teknik servisten arkadaş "Abi koş ! tam sana göre bir vakaa!" .. Neyse kalktım , Teknik servise girdim, müşteriye sorun nedir diye sorarken gözüme bir bilgisayar ve vantilatör ilişti. Müşteri hararet ve kızgınlıkla başladı derdini anlatmaya;" Siz ne biçim insanlarsınız! Bizi kandırmaya utanmıyor musunuz? " diye diye sonuca gelemiyordu.."Sorun ne ?" diye ısrar edince, " Yahu kardeşim , sizden aldığım bu bilgisayar hemen virüs kapıyor !" dedi.." Olabilir" dedim." Gerekli programları vardı ama bakarız. Siz nerden anladınız virüs olduğunu" dedim. Gelen cevap benim ölümüme sebeb oluyordu. " Ne zaman bu vantilatörle biligisayarı aynı prize taksam bilgisayar kapanıyor. Ayrı yere koyduğumda bir sorun yok, çalışıyor, vantilatörü de durdurduğu anlar oluyor. Bilgisayar virüslü ve vantilatörün çalışmasına izin vermiyor" dedi. Ben de " Peki anlaşılan sorun gerçekten ciddi. Bize 1 aylığına vantilatörü bırakmanız gerekecek. Bilgisayarda görünüşe göre bir sorun yok, ama prizde virüs olabilir, yine tedbir için ekstra bir cihaz takmayın o prize. Bilgisayarı takabilirsiniz , onun virüs koruyucu programları var, birşey olmaz.! Vantilatöre de fan motoruna virüs koruyucu program yükleyeceğiz. Bunun yanında siz bir elektrikçi çağırtıp , prizi değiştirtmeniz de iyi olur" dedim ve bir ay sonra vantilatörü almaya geldiğinde tamir ücretini sordu, istemedik. o günün akşamı şirkete bir telefon geldi;" İlginize çok teşekkür ederim. Sorun çözülmüş. Evdeki tüm prizleri de virüse karşı değiştirdim " dedi.
:))) |
  |
| cevreci | 32 | ISTANBUL | Erkek |
| 04.05.2002 |
O zaman üniversite 3. sınıftaydık. Bölümümüzün Kulüp Yönetim Kurulu seçimi yapılıyordu. Bölümün 4 sınıf da amfiye dolmuştu.
Adaylar seçiliyordu. Arkadaşım gelen her adayın ismini tahtaya yazıyordu.
1. sınıftan bir aday geldi. Arkadaşım ismini sordu aday birden dedi. Ama duyulmadı. Arkadaşım yine sordu birden dedi. Arkadaşım sonunda "Tamam anladım 1. sınıftansın da ismin ne" dedi. Adayımız da "Adım Birden" dedi. :)) |
  |
| crazy | 29 | ALMANYA | Kadın |
| 15.05.2002 |
Dün dedemle başbaşa bir gün geçirdik yaşlı insanlar malum biraz asabi oluyorlar belkide benim dedemin karakteri öyle bilmiyorum. Dedem bir fabrikada bekçibaşıymış uzun yıllar önce emekli olup bahçeli bir ev yaptırmış ve bahçesiyle uğraşıyor. Dedem hakkında bu kadar bilgiden sonra size olayı anlatayım.
Dedemin evinin önüne kocaman bir kanalizasyon çukuru açmışlar ve çukurun yanına da biraz toprak yığmışlar. Olay bir hafta önce olmuş tabi dedem ya sabır ya sabır demiş bir hafta boyunca. Tabi koca bekçibaşının evinin önüne hiç çukur kazılır mı bu bir fiyasko:)
Dedem telefonu eline almış olayı şikayet edecek. Size aynen diyaloğu aktarıyorum.
(Belediyenin telefonunda önce bant kaydıyla konuşuyor)
-Aloo.Hanım kızım tamam beni dinle sonra konuş. (bekliyor)Evladım dinlesene beni! (artık bant kaydını takmıyor ve konuşuyor).Evladım ben ..... ülkesinden arıyorum (... oturduğu ilçe ismidir). Emekli bekçibaşı ... efendiyim. İreisicumhurla görüşecektim evimin önüne çukur kazdılar. Ayıp yahuu. Evladım dinlesene benii.
(santralden sonra telefon oparatöre bağlanıyor)
-Alooo. Evladım telefona çıkan beni dinlemedi. Ben ... ülkesinden arıyorum. Emekli bekçibaşıyım. İreisicumhurla görüşeceğim.
Dedem bu şekilde üç ayrı kişiyle daha konuştu en sonunda onu dalga geçen biri zannedip telefonu suratına kapattılar.Hiç bir bekçibaşının suratına telefon kapatılır mı? Ayıp yahuuu! |
  |
| crazy | 29 | ALMANYA | Kadın |
| 15.05.2002 |
Geçen yıl küçük erkek kardeşim iki yaşlarındaydı ve sürekli çevremde dolaşarak soru sorup duruyoru.Hepiniz bilirsiniz 'abla bu ne?', 'abla bunu nasıl yaptın?', 'abla ne yapıyorsun?' gibi bir sürü soru.
O gün okula gitmeye hazırlanıyordum. Güzel görüneceğim ya makyaj da yapmayı ihmal etmedim tabii... Kardeşim yine yanıma geldi.'abla sen ne yapıyorsuuun? diye sanki bir suç işlemişim gibi sordu. Ben de makyaj yapıyorum dedim. Koşarak annemin yanına gitti. İspiyoncu anneme ne dedi biliyormusunuz? 'Anne koş koş ablam yüzünü çiziyor' |
  |
| asp_java | 28 | ISTANBUL | Erkek |
| 17.05.2002 |
|
Bir gün otobüste eve giderken 3 tane lise öğrencisi kafadar ayakta gidiyorlardı. Otobüsün tam ortasındalar, kapının arkasında da çok güzel bir kız oturuyordu. Otobüs durakta durdu ve kızın arkasında oturan iki kişi indi. Yerleri boşalınca 3 çocuk birden oturmak için koştular. İkisi yeri kaptı. diğeri ise ayakta kaldı ve geriye doğru yürümeye başladı. Tam o anda ne olduysa oldu ve otobüs tam gaz hareket etti. O esnada ayaktaki çocuk kızın kucağına oturuverdi, çocuğun kucağına da yaşlı bir amca oturdu. Tabi güler misin, ağlar mısın. Amcayı falan kaldırdık. Bir de çocuğun sırtında da çanta vardı. Kız tabi ezildi. Neyse olay yatıştıktan sonra otobüsten inene kadar yüzümde kırmızının bütün tonları oluştu. patlayacaktım neredeyse. Çocukta arkadaşları da gülmekten öldüler. Gerçekten o anda müthiş komediydi. |
  |
| asp_java | 28 | ISTANBUL | Erkek |
| 30.05.2002 |
Lise 3'te iken, Felsefe dersi sınavı için müthiş bir kopya teorisi geliştirmiştim. Bütün defterdeki yazıların hepsini bir kasete kaydettim ve walkman'ı gömleğin içine koydum, kulaklığın kablosunu ise gömleğin kolundan içeriden bileğime kadar uzattım. Kulaklığı da saatin kordonunun içine sıkıştırdım. Sınava girdik. Tabii bütün arkadaşlar benim öyle bişi yaptığımı biliyorlar. Bütün sınav boyunca ensemi kaşıyarak bütün soruları yazdım. Kesin 100 almam gerekiyor. Hoca sırayla notları açıklıyor. Ali : 17, Murat : 40, Tuncay : 24, Sinan ... tabi ben ayağa kalktım. E artık ben ve bütün sınıf heyecanla bekliyoruz.
Sinan : 13,demesiyle sınıfta bir uğultu koptu ve rezil oldum.
Tabii bir-iki hafta boyunca sınıfta bir tartışma oldu nasıl oldu bu diye, ispiyoncuları da başka ispiyoncular ispiyon edince işin aslı anlaşıldı.
İspiyon edilmişiz. |
  |

|
| |